17 09 2012

Daha doğmadan gülen kızım

  Alsu seninle 15.09.2012 de renkli doplere gittik: yüzünü merak ettik: benim gibi çekik gözlü mü olacaksın diye, baban gibi mavi gözlü mü olacaksın... Ama sen öyle gülüyordun ki, hiç ona dikkat edemedik. Şuan için durumun iyi çok şükür -  inşallah öyle gider :)) Hep hayatında gülmeni istiyorum kızım :)) Devamı

11 09 2012

Yarın Hamile yogasına başlıyorum

           Her ne kadar geçirdiğim ameliyattan sonra normal doğumun imkansız olduğunu söylüyorlarsa da, şansımı denemek istiyorum. Bu konuda daha bilinçli olabilmek için yoga kursuna kayıt oldum. Hamile yogası konusunda referans alarak gideceğim bir uzman ve bu konuda çok iyi olduğunu da duydum. Yorumlarımı bu hafta ve haftaya yazacağım. Devamı

11 09 2012

Ağlayan bebek kucağa alınmalıymış (bugün öğrendim)

                             Alsu, yavaş yavaş çocuk bakımı ile ilgili makale ve kitapları okumaya başladım: Bugün öğrendim ki, ağlayan bebek kucağa alınmalıyımış. O zaman bebek kendisini daha güvende hisseder ve annesine olan bağı artarmış. Kucağa alınmadığı zaman travma yaşıyormuş. Bizim kültürde ise her zaman tersi - çocuk kucağa alışır diye öğretildi. Devamı

31 08 2012

İstanbul'da Toplu Taşıma için gelen zam: karşılaştırmalı ana

     Toplu taşıma ücreti Bişkek - Kırgızistan'ın başkenti sene 1999 Temuz 1 Dollar - 39 Som'a tekabül ediyor. İstanbul - sene 1999 Temmuz ayı 1 Dollar - 425,934 Lira. O dönemde Bişkeke dolmuşlarında ücret 3 Somdu, İstanbul'da tahmin ediyorum 300,000 Lira gibi birşeydir.  İstanbul ücretini istanbullular daha iyi bilirler. Bişkek sakinleri 1/13 dollar ödüyorlar iken, İstanbullu'lar 1,3-1,4 civarında ücret veriyorlar. 2002'de Bişkek' de toplum  araçlarına zam yapmaya karar verdiler ancak başarısız olmuşlardı; çünkü halk izin vermedi ve ücretler 5 Som'dan 3 soma geri indirildi. Bu çabalar bu zamana kadar sürmüştü, ama bir türlü başarılı olamamışlardı. 2004 Senesinde ancak 3 Somdan 5 Soma çıkarabildiler: Dolların 1/8 idi. Öğrenci olarak 2004 Eylül'de İzmir'e geldiğimde öğrenciler 350,000 ödüyorduk, her halde tam 700,000 idi. Karşılaştırdığımızda Bişkek sakinleri Dolların 1/8 öderken, İzmir'liler  Dolların 1/2 ödüyorlardı. (Kur o zaman  1,497,738 dı). İstanbullular da yaklaşık bu civarda bir ücret verdiklerini tahmin ediyorum. Benzin fiyatı konusunda hiçbir bilgim yok maalesef; tabiki de bu büyük bir etkendir. Ama en azından günümüzde Kırgızistan'da benzin 37 som = 0,8 Dollar iken, İstanbul'da benzin 4,60 Lira = 2,52 Dollar'dır. Bişkek'te ise 2005'den beri toplum araçlarına zam çabaları sürdü ve son olarak: 2012 Haziran'da dolmuş ücreti: 10 som olmuştur. Bu arada 2007-2008'de 8 som olmuştu.(Tam olarak tarihini bilmiyorum, tam o sıralar TEZ'imle uğraştığım için dünyadan haberim yoktu.) Günümüzde Bişkek'de ücret 10 som yaklaşık olarak günümüzde Dolların ... Devamı

28 08 2012

Baban'da Couvade Sendromu

Kuvad sendromu'nu babanda 3.ayda farkettim: hiç sinirlenmeyen babanı sinirlenmiş olarak görüyordum. Bazen beklenmedik hareketler yapıyordu: ister istemez hamile olan benim sen değilsin diye hatırlatma ihtiyacı duyuyordum. Meğer bu 10 erkekten 2 sinde olan normal bir durummuş. Eşi hamileyken kendini de hamile moduna sokan erkeklerin sendromu kısacası :)) Devamı

27 08 2012

Kartal-Kadıköy metrosu

Kızım, meraklı annen haftasonu senelerce söz verilmiş olup ve herseferinde açılışı ertelenmiş olan Kartal-Kadıköy metrosunu denemek için evin önündeki otobüs durağından binip gitmektense İstasyona kadar 20 dakika, sonra da istasyondan metroya kadar ulaşmak için 10 dakikalık yürüyüş yaptı. Aşağısı ne kadar da soğuktu: alışkanlıktan mı veya kalabalıktan mı bilmem ama Taksim istasyonunda metroya inerken aklıma hiç felsefik düşünceler gelmemişti. Ama bu metroda ilk olarak - yerina altına girmek içimde biraz korkutucu hissler uyandırdı. Neyse ki, Kadıköy'e geldiğimizde istasyon daha neşeli ve renkliydi; büyük ihtimalle açılış gününde Başbakan oradan metroya binecek diye, oradaki görüntüyü daha düzgün yapmışlardır. Bir Kartal-Kadıköy metrosu daha sesli ve gürültülü gibi geldi. Ama olsun yine de bence İstanbulda çok geç kalınmış olan toplum taşıt konusunda bir gelişmedir fikrindeyim. Gerçi Moskova ve Londra gibi metropol şehirlerde bu metro zincirler 1960'lardan beri var.   Devamı

27 08 2012

Gördüğüm en güzel reklam

Kamuyu olumlu yönden etkilemek için en güzel reklam bence Devamı

24 08 2012

Dostoyevskiy F.M.

Şuan Dostoyevskiy'in ''Budala''sını Rusça okuyorum. Zaten kitap okurken yazıldığı dilde okumayı tercih ediyorum. Daha yeni başladım. Çocukken bize okulda zorunlu okuturlardı: her halde zorunlu olduğu için de biz - öğrenciler okumak istemiyorduk ve okumamak için elimizden geleni yapardık. Hatta ve hatta, okumadığımızı öğretmenimize çaktırmamak için: herkes anlaşarak belli bir bölüm okurdu yada belli bir sayfa sayısı ve o bölüme gelince el kaldırıp, anlatırdı. Böylece herkes kitabın sadece okuduğu bölümü bilirdi :)). Türk okullarında böyle birşeyler yaparlar mıydı, açıkçası merak ettim :)). Dostoyevskiy'in ''Karamazov kardeşleri'', ''Suç ve Ceza''sını da Rusça okudum geçen sene - çünkü bu kitaplar seni çekiyor, sanki rafta dururken sana bakıyor ve belki benim içeriğim ve içimdeki kahramanlar değişti, hadi gel oku beni diyor. Gel de tekrar okuma. Açıkçası 1800'lerde yaşayan Dostoyevskiy'İn beyin yapısını merak etmiyor değilim. Bakıldığında sıradan bir olayı o kadar gıdıklayıcı nasıl yazabiliyor, her halde bir tecrübeden ziyade bir üstün yetenek olmalı.   Devamı

24 08 2012

Adam J. Jackson

Adam J. Jackson |  görsel 1

Adam J. Jackson'un kısa, öz ve motive verici kitapları. Bu kitapların Türkçe'si Sevginin 10 sırrı, Zenginliğin 10 sırrı, Mutluluğun 10 sırrı ve Sağlığın 10 sırrı. Memleketime gittiğimde farkettim ki herkes bu kitapları okuyordu. Türkçe'ye çevrilmemiş galiba bu kitaplar, nedenini bilmem belki kitle farklıdır. Merak ederseniz İngilizcesi var, google'da Yazarın ismini ve books yazın hemen çıkıyor. Masal şeklinde gelişiyor olaylar, ama kendi gelişimine birşeyler katmak isteyenler bu kitapta bulacaklarına inanıyorum. Günlük ve kendini motive etmek isteyenler ve arada canı sıkılanlar için güzel kitaplar. Devamı

24 08 2012

1-5.aylar kısaca

Alsu, 1-5 aylarını kısaca yazacağım: 1.ay - zaten senin olacağını herkesin annesi gibi bu ayın sonunda öğrendik, tam sevinmeye başlarken 2.ay - sürekli midem bulanıyordu ve midemde hiçbir şey kalmıyordu. 3.ay - 2.ay dan daha da kötü geçti ve birden 6 kilo verdim, sonuç olarak doktorumuz ikimizi hastaneye yatırdı. Serum aldım, iğne yaptılar derken galiba Annemin değerini gerçekten o zaman anladım. En büyük korkum ise, anneannen veya teyzende olduğu gibi mide bulantımın 9.aya kadar devam edeceği korkusu. Şanslıymışım ki öyle olmadı ve 4.ayda artık 6.000 km öteye, annenin memleketine gezmeye gittik. 4.ay - sen fazla büyümeden ülkeme gidip geliyim dedim: bu arada annen 6 saatlik uçak yolculuğu çekecek kadar düzelmişti durumum. 1 ay orada geçirdik, ama ne kadar güzeldi orası ne kadar yeşildi bir bilsen. Zaten inşallah seneye üçümüz gideriz: baban, annen ve sen. Annen ve baban hakkında yazarken sana annenin memleketi hakkında da çok şeyler anlatacağım: en azından yayalara olan saygıyı burada göremezsin. Yaya yolu geçerken kırmızı yansa bile hiçbir araba kornoya basmadan bekliyor, ama aynı arabalar birbiriyle yarışırken görebilirsin. Çelişkili bir trafik kültürü gözlemledim orada.  5.ay - hamilelikte şu ana kadar geçirdiğim en rahat aydı. Bazen hamile olduğumu bile unutuyordum. Gerçi bir blogda okumuştum da: hamilelerin beyni küçülüyormuş: bazen kontağı açmadan araba sürmeyi, bazen de kontağı kapatmadan arabadan indiğim de oldu :)) Acaba hiç bununla alakası olabilir mi ??  Bu arada doktora gittik senin kız olduğunu bir daha teyyit ettirdim, ama baban hala ''erkek olsa çok gülerim'' diyor. Erkek olsaydın ismi Ali olurdu, dedenin ismi. Belki ileride erkek kardeşin ol... Devamı

24 08 2012

Bugün beni uyutmadın...

Bugün 24.08.2012. Sen 21 hafta 4 günlük oldun. Kızım karnım büyüdükçe, seni içeride uyurken ezerim diye korkumdan son üç gündür doğru düzgün uyuyamıyorum. Normalde uykum çok iyi. Ama olsun, belki yavaş yavaş uykusuzluğa alışmaya başlamam lazım. Çünkü o kadar hareketlisin ki, aramıza katıldığın zaman da hareketli olursun diye düşünüyorum. Üstelik son bir haftadır düzenli olarak hareket ettiğini fark ettim, öğlen saatleri, sonra saat üç gibi ve akşam en çok hareketli saatlerin ben işten döndükten sonra dinlemenmek için uzanırken. Baban başka odadayken yada kimse yokken seninle konuşuyorum: benim deli olduğumu zannetmesinler diye. Nedense Rusça yada Kırgızca konuştuğumda tepki vermiyorsun, ama Türkçe konuşurken hareketleniyorsun. Yada en azından bana öyle geliyor. Düzenli olarak klasik müzik dinletmek istiyorum: ama pek başarılı olamıyorum kızım, çünkü çok yoğunum. Ama söz altıncı aydan dokuzuncu aya kadar sana her gün en az 15 dakika dinleteceğim klasik müzik. P.S. Müsait olduğumda sana bütün secereni bildiğim kadarıyla yazmaya çalışırım Devamı

23 08 2012

Alsu

24.04.2012 tarihi bizim için önemli bir gün çünkü babanla senin aramıza geleceğini öğrendik. Ben her zaman ilk kız olsun istemişimdir. 11. haftada doktor beni sevindirdi ve senin kız olduğunu söyledi. Ancak yine de etraftakiler baban dahil, cinsiyetin belli olmasına daha erken olduğunu söylüyorlar. Yine de ben hala senin kız olacağını hissediyorum. Dolayısıyla ismini Alsu olmasını istedim. Ünlü bir Tatar şarkıcının ismi. İsmin ''Pembe Su'' anlamına gelmektedir. Baban taraf için yabancı geldi bu isim, annen tarafı için de yabancı geldi. Öyle olsun istedim, nadir ve güzel isim bence. Sana yakışacak isimdir. Büyüyünce anlayacaksın ki, sen herkesten farklısın o yüzden ismin de farklı: çünkü sen bir melezsin kızım. Baban mavi gözlü Yunan göçmeni Türk, Annen ise çekik gözlü yabancıdır.  Devamı